Şile, istanbul metropolünün gürültü ve keşmekeşin den, trafik ve stresinden uzak güzel, şirin bir ilçemizdir. şile, Marmara Bölgesinin kuzey doğusunda, Karadeniz kıyısından yani yeşilin içinden mavi denizlere açılan İstanbul’un kuzey penceresidir.Son nüfus sayımına göre (22 Ekim 2000) Şile ilçesinin genel nüfusu 32.923′ tür. Bunun 10.571 kişisi ilçe merkezindedir. Geri kalan 22.352 kişi Ağva dahil 58 köyde yasamaktadır. 58 köyün 38 mahallesi, ilçe merkezînin de 4 mahallesi vardır. Şile ilçesi köyleri Merkez, Ağva, Yeşil vadi, Teke bucaklarına bağlıdırlar. Km2′ ye 45 kişi düşer. Yunanca bir kelime olan “Şile” nin anlamı yaban …devamını okumak için tıklayın
Tarihi Yerler's archives
şileye nasıl gidilir
HAGHİA EİRENE AYAİRİNİ
HAGHİA EİRENE AYAİRİNİ Ayasofya Camisi’nin arkasındadır. İstanbul’un en eski Bizans kiliselerinden biridir. Yapımı, IV. yy’ın başlarına, I. Konstantinus dönemine değin çıkmaktadır. Ayasofya ve Aya İrini birbirlerine yakın olarak yapılmış, bir avlu içine alınmıştı.532′deki Nika Ayaklanmasında Ayasofya ile birlikte yanmıştır. İmparator Justinianus yapıyı daha büyük olarak yeniden yaptırmıştır. Ayasofya’dan sonra kentin en büyük kilisesidir. VIII. yy’da depremden zarar gördüyse de Isuriali Leon onartmıştır. Aya İrini, Türkler İstanbul’u aldıktan sonra camiye çevirilmediği için özgün yapısını korumuştur. Kilise, Topkapı Sarayı’nı çevreleyen Suri Sultani içine alınarak, silah ve ganimetlerin saklanmasında kullanılmıştır. Bu nedenle uzun süre “Cebehane” adını taşıyan kilise, III. Ahmed döneminde (17031730) silah müzesi yapılmıştır. 1908′den sonra Askeri Müze olan yapı günümüzde Aya İrini Müzesi olarak halka açılmıştır. Burada resitaller ve konserler de verilmektedir. 100×32 m ölçülerinde, dörtgen planlı, kubbeli bazilikadır. Üç nefe ayrılmıştır. Kuzey ve güneydeki, dışa taşkın narteksten, asıl yapıyla avluya beşer kapı ile geçilmektedir. Apsis, …devamını okumak için tıklayın
YEDİKULE MÜZESİ
Yedikule Zindanları adıyla anılır. Bizans ve Osmanlı tarihinin önemli olaylarına sahne olmuştur. Zindandaki kuyulu odanın idam infaz yeri olarak kullanıldığı bilinir. Yedikule zindanları, Çandarlı Halil Paşa, Genç Osman ve daha çok devlet büyükleri ile yabancı elçilik görevlilerine hapishane, idam yeri olmuştur. Kule, son yıllarda onarılmıştır.
İstanbul’da ayrıca Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı da müze olarak gezile-bilmektedir. Bunlar dışında özel müzeler de vardır. Hikayeci Sait Faik Abasıyanık’ın Burgaz Adası’ndaki evi Sait Faik Müzesi haline getirilmiştir. Sait Faik’in kişisel eşyası, fotoğrafları.kitaplan ve yazıları burada sergilenmektedir. Ayrıca başta Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş olmak üzere İstanbul’un çeşitli spor …devamını okumak için tıklayın
ASKERİ MÜZE
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Ahmed Muhtar Paşa kurmuştur. Aya İrini Kilisesi’nde açılan Askeri Müze’de Türk ordusunun çeşitli dönemlerine ilişkin giysiler, saıvaş kıyafetleri, ele geçirilen düşman sancakları, Türk sancakları, mızraklar, gürzler, kılıçlar, kalkanlar, zırhlar bulunmaktaydı. Büyük savaşlarla ilgili pek çok belge ve istanbul’un alınışında Halic’in ağzını kapatan kalın zincir, burada sergilenmekteydi. ikinci Dünya Savaşı sı rasında İstanbul’daki pek çok değerli müze eşyasıyla birlikte Askeri Müze’dekilerin büyük bir bölümü de Anadolu’ya taşmmış- tır. Askeri Müze, 1950′den sonra Harbiye deki I.Ordu Komutanlığı yapısına taşınmış-tır; daha sonra yeni ve büyük bir müzenin yapanına başlanmıştır. Yapım sürmektedir.Askeri Müze I .Ordu yapısının İstanbul Spor
ve Sergi Sarayı’na bakan yüzünde çok küçük bir …devamını okumak için tıklayın
Eski Şark Eserleri Müzesi
Arkeoloji Müzesi yanındadır. 1963-1973 arasında çağdaş müzecilik anlayışına göre yeniden düzenlenmiştir. Buradaki yapıtlar, dört ana bölümde sergilenmektedir:
Mezopotamya: Sümer, Akad, Asur ve Babil uygarlıklarına ilişkin buluntular, Mezopotamya’nın gelişimini belgeleyecek biçimde tarihsel dizin içinde sergilenmektedir. Mühür koleksiyonu önemlidir.
Mısır: İÖ 3000-İS 600 arasındaki buluntular sergilenmektedir. Bunların bir bölümü 1894′te Hidiv Abbas Paşa’ca armağan edilmiş , bir bölümü de Anadolu kazılarında bulunmuştur. Yapıtlar arasında taş ya da tunç heykelcikler, ağaç lahidler, gömüt buluntuları vardır.
Anadolu: İlk Tunç Çağ, Hitit İmparatorluk Dönemi, Geç Hitit Dönemi buluntuları sergilenmektedir. Bunlar arasında Hat-tuşaş. Zincirli ve Karkamış kazılarında ortayaı çıkarılmış çok çeşitli yapıt bulunmaktadır.
Arabistan: Bu koleksiyonda Arabistan Yarımadası’mn İslamiyet öncesi kültürlerine ilişkin yapıtlar vardır.
Müzenin en değerli parçalan arasında Asur Kralı II. Salmanasar’ın heykeli, Hitit …devamını okumak için tıklayın
istanbul türbeler
İstanbul Türbeler
I. MUSTAFA VE İBRAHİM TÜRBESİ: Ayasofya Camisi giriş kapısının sağındaki kubbeli, yalın yapıdır. Bir süre Bizans-lılar’ın vaftiz yapısı ve caminin yağhanesi olarak kullanılmıştır. İçerde 15 sanduka bulunmaktadır.
BARBAROS TÜRBESİ: Beşiktaş Mey-dam’nda, Barbaros Anıtı’nın karşısındadır. 1541′de Mimar Sinan yapmıştır. Sekiz köşeli, önü revakh, kubbeli, yalın bir yapıdır. Yapının içi renkli bezemelidir. Üstteki alçı pencereler vitraylıdır. Bahçesindeki 25 gö-mütte yakınları gömülüdür.
HÜSREV PAŞA TÜRBESİ: Fatih’te, Bali Paşa Camisi’nin karşısındaki sokaktadır. 1545′te Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Klasik üslupta, kesme taştan, sekiz köşeli bir yapıdır. Köşelerde, ince, yuvarlak sütunlar yer alır. Yüksek kasnağa oturan çubuklu kubbesi vardır. Pencereler işlemelidir. İçinde, Kanuni’nin sadrazamlarından Hüsrev Paşa’nın sandukası bulunmaktadır.
SOKULLU MEHMED PAŞA TÜRBESİ: Eyüp’tedir. XVI. yy’in önemli türbelerinden olup 1574′te Mimar Sinan yapmıştır. Çok köşeli, köşeleri ince sütunlu, kubbeli bir yapıdır. Sivri kemerli pencereler alçı kafeslidir. Türbede 17 sanduka bulunmaktadır.
II. SELİM TÜRBESİ: Ayasofya Camisi mezarlığındadır. Buradaki türbelerin en eskisidir. 1577′de Mimar Sinan yapmıştır. Ak mermerden sekiz köşeli yapının girişi ve duvarları değişik renkte çinilerle kaplıdır. Giriş, dört sütunlu, küçük kubbeli ve saçaklıdır. Ana mekânı örten büyük kubbe, 8 mermer sütuna oturmaktadır. Türbe mimarisinin seçkin örneklerinden olup, içinde 42 sanduka bulunmaktadır.
NİŞANCI MEHMED PAŞA TÜRBESİ: Atikali’de, caminin solundadır. Sekiz köşeli, kubbeli yapının 1592 tarihli yazıtı vardır. Burada, Nişancı Mehmed Paşa ve oğlu gömülüdür.
III. MURADTÜRBESİ: Ayasofya Ca-misi’nin mezarlığındadır. Mimar Davud Ağa, 1595′te yapmıştır. Mermer, altı köşeli yapının önünde dört sütunlu revak vardır. İçinin, tümü İznik çinileriyle süslüdür. Kapısı sedef kakmalıdır. Duvarları yazılar dolanmaktadır. Türbede III. Murad’m sandu-kasıyla birlikte 54 sanduka vardır.
SİNAN PAŞA TÜRBESİ: Beyazıt Meydanı yakınında, Yahya Kemal Müzesi karşısındadır. Mimar Davud Ağa, 1596′da Sadrazam Koca Sinan Paşa için yapmıştır. Dıştan on altı, içten sekiz köşeli, kubbeli, taştan bir yapıdır. Önünde, 1594 tarihli sebili vardır.
ŞEHZADELER TÜRBESİ: XVI. yy sonunda yapılmıştır. Ayasofya Camisi mezarlığındaki en küçük türbedir. Kesme taştan, sekiz köşeli bir yapıdır. Burada III. Murad’ın çocukları gömülüdür.
SİYAVUŞ PAŞA TÜRBESİ: Eyüp’te, Sokullu Türbesi karşısındadır. 1602′de Sadrazam Siyavuş Paşa için yaptırılmıştır. Dıştan on altı, içten sekiz köşeli yapının, iç duvarları renkli …devamını okumak için tıklayın
İstanbul kuş evler
Türk mimarisinde kuş evleri Klasik Dönem Osmanlı mimarisiyle (XV. yy) birlikte ortaya çıkmış, XIX.yy sonlarına değin ulusal mimarinin ilginç bir ayrıntısı olarak sürmüştür.
Kuş evlerinin en güzel örnekleri İstanbul’un anıt yapılarında görülebilir. Yangınlar yüzünden günümüze ancak taş ve tuğladan yapılanları ulaşabilmiştir.
Kuş köşkü, kuş sarayı da denilebilen bu evler, yapıların bol güneş alan, sert rüzgârlardan korunaklı yüzlerine ve ulaşılamayacak yüksekliklere yerleştirilmiştir.
Kuş evlerinin bulunduğu yapılar çok çeşitlidir. Bunlara değişik yüzyıllardan şu örnekler verilebilir:
XVI. yy’dan Süleymaniye ve Bali Paşa camileri, Büyükçekmece Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü.
XVII. yy’dan Yeni Cami.
XVIII. yy’dan Nuruosmaniye, Fatih, Laleli, Üsküdar Ayazma, Selimiye camileri; Çarşıkapı’da Kara Mustafa Paşa Medresesi, Saraçhane’de Hüseyin Paşa Medresesi ve Mektebi, Bayezid Seyyid Hasan Paşa Medresesi, Fatih’te Feyzullah Efendi Medresesi, Vezneciler’de Ragıp Paşa Mektebi, Ayasofya’da I.Mahmud Kütüphanesi, Laleli’de Sultan III. Mustafa Türbesi, Büyük Yeni Han, Laleli’de Çukurçeşme Hanı, Bayezü’ta Hasan Paşa Ham.
XIX. yy’dan Balat’taki kimi evler ve Darphane.
Her çeşit teknik kaygıdan uzak bu süsyapıları, mimari biçimleriyle iki gruba ayrılır. Birinciler, yapıların yüzünde tek ya da yan yana birkaç küçük delikten oluşur. Bunların dışa çıkıntısı ya çok azdır, ya da hiç yoktur. Süleymaniye Camisi, Yeni Cami ve Büyükçekmece Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü’ndeki kuş evleri bu türe örnektir. İkinci gruptakiler, bulundukları yüzeyden çıkıntılı, özenle yapılmış evlerdir. Kimileri konsollar üstünde cumba gibi ileriye doğru uzanır. Yüzleri, kemerli kapı ve kafesli pencerelerle süslü, üstleri çatı ya da kubbeçiklerle örtülüdür. Kimileri de sütuncukların taşıdığı revaklarla çevrili, birbiri üstünde yükselen balkonlu çok katlı yapılardır.
Olağanüstü işçilikleriyle en görkemli kuş köşkleri, Üsküdar’daki Cedid Valide, Ayazma ve Selimiye camilerindekilerdir.
Cedid Valide Camisi’ndeki kuş köşkleri minareleri, yüksek kasnaklı …devamını okumak için tıklayın
FATİH CAMİSİ ENEZ AYASOFYASI
FATİH CAMİSİ ENEZ AYASOFYASI Enez’in en önemli yapıtı olup, 1962′ye değin cami olarak kullanılmıştır. Günümüzde yıkıktır. Bizans Dönemi’nden olan yapı, oldukça büyüktür. Köşe duvarlı, haç planlı kiliseler grubundandır. Tonozlarla örtülü üç bölümlü giriş holünün (narthex) önüne, yine Bizans Dönemi’nde bir dış narteks eklenmiştir. Osmanlı Dönemi’nde narteks değiştirilmiş, sol bölüm odaya dönüştürülmüştür. İçte, planı oluşturan haçın batı kolu öbürlerinden uzundur. Yanında bu bölümden çifte kemerle ayrılmış uzun köşe odaları vardır. Yapının özgün biçiminde orta mekânın (naos) kasnaktı bir kubbeyle örtülü olduğu bilinir. Ancak, daha Bizans Dönemi’nde çöken kubbenin yerine XIX. yy’da ahşap tavan yapılmıştır. Yazılı kaynaklarda yapının XVIII. yy başlarında büyük bir onarım gördüğü bildirilmektedir. Kalem işi süslemeli ahşap tavanın, 1962′de yapılan incelemelerde var olduğu bilinmektedir. Günümüzdeyse orta bölümün üstü açıktır.
Yapının içinde, kimi yerlerde Bizans Dönemi’nden fresk kalıntıları ve süslemeli mermer frizler görülmektedir. Ayrıca, molozla örtülü orta bölümün de mozayikdöşeli olduğunu gösteren izler vardır.
Osmanlı Dönemi’nde, kuzeydeki kola kapı açılmış, güneydeki kpla da mihrap ve minber yerleştirilerek yapf camiye dönüştürülmüş, Fatih Camisi adını almıştır. Minare, sağda ana apsisle …devamını okumak için tıklayın
Kariye Cami İSTANBUL
Kariye Camisi Edirnekapı’dadır. Geç Dönem Bizans mozaikleri ve freskleri ile ünlüdür. İlk yapı Konstantinus surlarının hemen dışında bir manastıra bağlı olarak yapılmıştı. Daha sonraları kentin bu bölgesi Theodosius surlarının içme alınmıştır. İlk yapının kalıntılarına günümüzde rastlanmaz. Şimdiki yapı, XI. yy’dan kalmadır. Yapıyı 1077-1081 arasında İmparator I. Alete tos Komnenos ‘un karısının annesi Maria Dukama, dört geniş kemere oturan tek kubbeli plana göre yaptırmış, doğudaki temeller çökünce yenilenmiştir. Doğu yanına bema ve yarım daire biçiminde apsis eklenmiş; batısındaki iç narteks de taşıyıcı özellikleri göz önüne alınarak kemerlerle dört bölüme ayrılmış ve iki kubb. ile süslenmiştir. Bu özentili eklerin XIL yy’m başında Maria Dukania’ nin torunu Sebastokrator I. Komnenos’ca gerçekleştirildiği sanılmaktadır.
Latin istilasından zarar gören yapı II. Adtonikos zamanında (XIV. yy başında) yeniden elden geçirilmiştir. Günümüze gelen yapı bütünü bu dönemden kalmadır. 1315-1321 arasında yapılan eklemeler, güneyde tek netli, tek apsisli bir parakk-lesion (ek kilisecik), kuzeyde uzun ve dar bir dehliz, batıda ise dış nartekstir. Son mimari eklemelerin yanında iç süslemeleri de bu dönemde elden geçmiş, başyapıt niteliğinde mozaikler ve freskler ünlü mimar Büyük Logothetes Thedoros Me~ tokhites’ce düzenlenmiştir.
XVI. yy başlarına değin kilise olarak kullanılan yapı, bu dönemde camiye çevrilmiş, 1765*te önemli bir onarım görmüş, iç süslemelerinin üstü kapatılmıştır. ,
Cumhuriyet Dönemi’nde Vakıflar’ca ve daha sonra Amerikan Bizans Enstitü-sü’nce onarılmıştır. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Kariye’nin mimari özelliklerinin karmaşıklığından doğan bir üstüstelik göze çarpsa da mozaik ve freskler erken Rönesans’ı duyurucu bir gerçekçi anlayıştadır. Bizans resim sanatının daha önceki durağan özellikleri, yerini bir mekân anlayışına, derinlik ve devinime bırakmıştır. Sahneler ve kişiler doğa ile insanın bütünleşebileceğini gösteren bir anlayışla düzenlenmiştir. Bu açıdan yapıda çağının mozaik ve fresk sanatının çok önemli örnekleri görülmektedir.
Kilise öğretisine göre canlandırılmış ve guruplandırılmış resimler konulan açısından altıya ayrılabilir:
1. Dış ve iç nartekslerde yapıyı sunma ve Tanrı’ya adama sahneleri;
2. iç narteksin iki kubbesinde İsa’nın yaşamından sahneler;
3. İç narteksin ilk üç bölümünde Meryem’in …devamını okumak için tıklayın
MİHRİMAH SULTAN KÜLLİYESİ – istanbul
İstanbul Edirnekapı’dadır. Yapım tarihiyle ilgili değişik görüşler vardır, ancak XVI. yy ortalarında Mimar Sinan’ın yaptığı kesindir. Külliye, cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, türbe ve dükkânlardan oluşmaktadır. Cami, Sinan’ın özgün bir denemesi olarak nitelenmektedir. Sanatçı burada iç mekânı genişletmiş, merkezi kubbeyi kuzeyden destekleyen yarım kubbeyi kaldırmıştır. İki yanda üç kubbeli bölümler ana mekânı bütünlemektedir. Son cemaat yeri; dördü mermer, dördü granit sekiz sütuna oturan yedi kubbeyle örtülüdür. Baklava başlıklı 16 sütunlu şadırvan, XVI. yy’ın tüm özelliğini yansıtmaktadır. Ak mermer mihrap, mukarnas ve altın yaldız süslemelidir. Mermer minber rumi, palmet, geometrik geçme kafeslidir. Caminin iç duvarları ve kubbe, kalem işleriyle bezenmiştir. Minare XIX. yy’da Barok üslupta yenilenmiştir. Bakışık planlı çifte hamam haç biçimi eyvanlı, köşe hücrelidir. Ortadaki büyük kubbe, yarım …devamını okumak için tıklayın
karadeniz bölgesi gümüşhane bayburt
Gümüşhane, Karadeniz Bölgesi’nin, Doğu Karadeniz kesiminde merkezi denizden 1.400 m yükseklikte bulunan bir ildir.
38° 49′ile 40° 45 ‘doğu boylamları ve 39° 50′ile 40° 51′kuzey enlemleri arasında yer alan Gümüşhane; güneydoğu ve doğudan Erzurum’un Aşkale, Merkez ve ispir; kuzeydoğudan Rize’nin İkizdere; kuzeyden Trabzon’un Tonya, Maçka, Çaykara, Arsin, Araklı ve Sürmene: kuzeybatı ve batıdan Giresun’un Görele, Tirebolu ve Alucra; güneyden ise Erzincan’ın Refahiye, Merkez ve Çayırlı ilçeleriyle çevrelenmiş durumdadır.
İl topakları, kuzeydoğu ve doğudan Zigana, ve Soğanlı dağlarıyla; batıdan Balaban Dağlan ve uzantılarıyla; güney ve güneydoğudan ise Çimen, Sipikör, Otlukbeli, Kop ve Çoruh dağlarıyla sınırlanmıştır.
% 89′u tarıma elverişli nitelikte olan il topraklarının % 60′ını dağlar, % 29′unu platolar kaplamaktadır. Ovaların payı ise ancak % 11 dolayındadır.
GÜMÜŞHANE YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Yeryüzü şekilleri çok engebeli olan Gümüşhane il topraklan, Çoruh, Yeşilırmak ve Doğu Karadeniz havzalarının kaynak alanı üzerinde yer alır. İl topraklarının yaklaşık % 60′ı dağlarla, % 29′u platolarla ve % 11′i de ovalarla kaplıdır. Gümüşhane’ nin kuzeyinde kalan Harşit Vadisi, denize yakın bölümü dışında, Doğu Karadeniz’in genç kıvrım dağlarıyla çevrelenmiştir. Güneyde kalan Kelkit ve Çoruh vadileri de Karadeniz Dağları ile İç Anadolu Sıradağları ve platoları arasına sıkışmıştır. Harşit Vadisi’nde kuzeyden güneye, Kelkit Vadisi’ nde batıdan doğuya ve Çoruh Vadisi’nde doğudan batıya doğru, çeşitli yükselti basamaklarından oluşan sekilere rastlanır.
Sekiler, Bayburt yöresi dışında birbirini daha sık olarak izler. Bu nedenle, Kelkit, Şiran, Merkez ve Torul ilçeleri çevresinde ovalık alanlar çok azdır. Ovalar genellikle, seki düzlüklerine sıkışmış durumdadır.
11 sınırları içinde kalan Yeşilırmak ve Çoruh havzalarını kuzeyden ve güneyden, derin vadilerle parçalamış yüksek plato düzlükleri kuşatır. Bir yeryüzü şekli olarak platolarla eş anlamlı olmalarına karşın, sosyo-ekonomik işlevleri açısından platolardan ayrılan yaylalık alanlar, ilde fazla yer kaplamaz.
DAĞLAR: Gümüşhane il alanı, kıyı kuşağından sonra birden yükselen Doğu Karadeniz Dağları’nın yüksek kesimleri ile, Çoruh ve Kelkit çöküntü oluklarını güneyden sınırlayan Anadolu’nun yüksek iç sıradağları üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle, Torul ve Kürtün yöreleri dışında, il topraklarının yükseltisi 1.000 m’nin üstündedir.
Birbirine koşut uzanan önemli dağ sıraları, yer yer açılıp …devamını okumak için tıklayın
içelin tarihi
MERKEZ İLÇE: İçel İli’nin merkez ilçesi Mersin’dir. Mersin’in 3 km kuzeybatısındaki Yümüktepe Höyüğü’nde yapılan kazılarda, yöredeki yerleşmenin Neolitik Dönem’le başlayarak İslam Dönemi’ne kadar kesintisiz sürdüğü saptanmıştır.
Mersin yöresini, İÖ 1650-1200 arasında Hititler’in, daha sonra Dorlar’ın yerleşim merkezi edindikleri bilinmektedir. Bir Dor kolonisi olan Soloi, yörenin yakınlarında kurulmuştur. İÖ 546′da Persler aynı yöreye yerleşmiş ve İÖ 331′e değin burada kalmışlardır.
İÖ 333′tePers İmparatoru III. Dareios’ un ordusunu yenen İskender’in İÖ 323′te ölmesiyle Selökidler, yörede egemenliği ellerine geçirdiler (İÖ 301). Bu dönemde, günümüzdeki Mersin Kenti’nin yerinde Zephyrium adıyla anılan bir yerleşme yeri olduğu saptanmıştır. Selökidler’in giderek zayıflaması üzerine, İÖ 101′den başlayarak, yöre Roma yönetimine geçti. Bu dönemde Pompeius, deniz korsanlarının Eski Soloi’ye yerleşmesine izin verdi ve kasaba Pompeio-polis adını aldı.
İÖ395′ten sonra, Mersin yöresi Bizanslılar’ın elinde kaldı. VII. yy’da, Halife Ömer döneminde, Mersin ve çevresi Arap akınlarına sahne oldu. Emevi Halifesi Abdülmelik döneminde Araplar’ın eline geçen kent, X. yy’da yeniden Bizans yönetimine girdi.
XI. yy ortalarında Selçuklular, Mersin ve çevresinde üstünlük sağladılarsa da, Haçlılar’ın kurduğu kontluklardan destek alan Ermeni (Rupenyan) Prensliği 1080′de yöreyi egemenliği altına aldı. 1375′te ise Memlukler’e bağlı bazı beylerin yönetimine girerek, 1516′da Yavuz Sultan Selim’ce alınana değin, onların elinde kaldı.
Kavalalı Mehmed Ali Paşa ayaklanması sırasında, oğlu İbrahim Paşa, Mersin’i Mısır topraklarına kattı. Ancak 1839 Kütahya Antlaşması ile Osmanlılar yörede yeniden egemenlik kurdular.
Mersin, 1855′ten başlayarak, Çukurova’ nın başlıca iskelesi durumuna geldi. 1840′ta Adana Eyaleti’nin Tarsus Kazası’na bağlı Gökçeli Nahiyesi’nin bir köyü iken, 1851′de aynı kazaya bağlı bir nahiye merkezi oldu. 1864′te, Tarsus’tan bağımsız olarak, Halep Vilayeti Adana Sancağı’nın, 1877′de de, Adana Vilayeti Adana Sancağı’nın bir kazası durumuna geldi. 1888′de ise Mersin sancak, Tarsus onun kazası oldu.
Kamus ül-Âlam’da Şemseddin Sami, Mersin’e ilişkin şunları yazmaktadır:
“Adana Vilayeti’ne bağlı sancak merkezi bir kenttir. Kentte, 1 cami, 4 kilise, 2 medrese, 1 rüştiye, 2 ilkokul ve Müslüman olmayanların okulları vardır. Toprak ve tarım ürünleri tahıllar, baklagiller, çeşitli meyve ve sebzelerdir. Ormanlarından elde edilen kereste, Mısır ve Şam’a satılır. Mersin Sancağı, Adana Vilayeti’nin 5 sancağından bindir. Sancak, Mersin Merkez Kazası’yla Tarsus’u kapsar.” …devamını okumak için tıklayın
Kategoriler
- Alanya Otelleri
- Ankara Otelleri
- Antalya Otelleri
- Çanakkale Otelleri
- Bodrum Otelleri
- Gökçeada Oteller Pansiyonlar
- Kaplıcalar
- Kemer Otelleri
- Konya Otelleri
- Kuşadası
- Marmaris Oteller
- Mersin Otelleri
- Nevşehir Otelleri
- OTELAS.COM
- Oteller
- Pansiyonlar
- Side Otelleri
- Sivas Otelleri
- Tarihi Yerler
- Tatil Köyleri
- Tatil Yerleri
- Trabzon Otelleri
- İstanbul Otelleri
- İzmir otelleri
Son Makaleler
- Mersin erdemli pansiyon fiyatlari ERDEMLİ ABAT PANSİYON
- MARMARİS BOZBURUN DİNÇ PANSİYON
- SINDIRGI EMENDERE KAPLICASI
- Gölcük pansiyon fiyatları ve gölcük otelleri
- BOZCAADAYA NASIL GİDİLİR Bozcada Ulaşım Rehberi
- bozcaada pansiyon fiyatları 2010
- didim altınkum otel didim altınkum pansiyonlar
- Martı La Perla Hotel
- Hayat otelleri hatay otel fiyatları hayat pansiyonları
- hatay mersin adana tatil yöreleri
Popüler Etiketler
- 4 yıldızlı oteller 5 yıldızlı oteller alanya alanya otel fiyatları alanya oteller Alanya Otelleri ankara antalya gezi hotel hotels istanbul istanbul otel fiyatları istanbul oteller istanbul pansiyon fiyatları istanbul tatil köyleri izmir içmeceler içmeler kadın hastalıkları kaplıca Kaplıcalar konaklama motel muğla otel otel fiyatları Oteller otel rezervasyonları pansiyon Pansiyonlar rezervasyon su tarihi yerler tatil tatil köyleri tatil köyü tatil yerleri termal sular türkiye otelleri yazlık çanakkale çanakkale oteller İstanbul Otelleri şifalı sular
Son Yorum Yapanlar
- MEB DİNLENME TESİSLERİ, Otel, Ot… in Gökçeada
- Konya kaplıcaları, Otel, Oteller,… in Konya ILGIN KAPLICALARI VE TERMAL TESİSLERİ
- Ziga Kaplıcaları Tesis Bilgileri,… in Ziga Kaplıcaları
- NEMRUT DAĞI KAPLICASI, Otel, Otell… in Köprüaltı Kaplıcası
- Marmaros Şelalesi, Otel, Oteller, … in Gökçeada
- Kuzu Limanı, Otel, Oteller, Gökç… in Gökçeada
- YENİ BADEMLİ HÖYÜK, Otel, Otell… in Gökçeada
- Gökçeada, Otel, Oteller, Tatil Ye… in Gökçeada ADA OTELİ
- otel in Drop Otel
